nükhet eren

…düşleyin siz de!, dedi, birkaç satırlık küçük düşler, uzun destanların kapısını açar…

İstanbul Sonatı Okuma Aktivitesinde…

kriton

Kriton Curi Gönüllüsü  olarak  Lokal Komitemizin  Kitap  Okuma aktivitesinde alınan karar üzerine Sayın Nükhet Eren’in ”İstanbul Sonatı ” adlı romanını okudum.

9 Mart 2015 günü lokalimizdeki söyleşide  dünya  mütevazisi, gerçek bir  İstanbul hanımefendisi olan değerli  yazarımızla tanışma  şansına  sahip  olmanın  mutluluğunu başkanımız Serap Karakan ve diğer gönüllü arkadaşlarımızla yaşadık.
İstanbul Sonatı  beş bölümden  oluşuyor. Çok kolay okunabilecek bir eser  gibi görünmüyor. Ancak  ne varki  sayfalar arasında ilerledikçe  bambaşka  bir ruh  haline giriyorsunuz. Roman’ın kahramanı  Hüma ile  bütünleşip  yola çıkıyor  ve İstanbul’un  2000’li  yıllarını en ince  detayına kadar   yaşarken, bilgi, kültür ve sanat  kütüphanenizi  yeniden tazeliyor  veya  eksikliklerinizi ciddi anlamda  öğrenmiş oluyorsunuz.
Bu nasıl  bir  tasfir  ve anlatım  bilgeliğidir ki  kelimeler  yan yana gelip  o muhteşem  cümleler  topluluğundan  müthiş paragraflar  oluşmuştur.
Bir iki  örnek  vermeden  geçemeyeceğim;
“Şezlongun  yanında   genç bir çam ağacı ,diğer  yanında  ıslak bir nektarin vardı. Zakkum, yaşlı zeytine olan aşkını, çingene  pembesine  bürünerek  gösterirken  dallarını iki katlı  evlerinin  veranda ve  cumbasını  örten güneşin ışıklarını  bir çırpıda  yutmak için  yukarı tırmanışı  hayranlık veriyordu.”
“Düşler yakalandıktan  sonra  ölürler, yaşamaları için  kendi sularında  yüzmeleri  gereklidir; balığın  derisinin  kayganlığında, solungaçlarının   kırmızılığında, kılçıklarının sertliğinde  harmanlanmış hayalleri, ancak mavinin  korkutan serinliği  taşıyabilir”  diyordunuz.
Sonuç olarak  ifade etmeye çalıştığım  şudur ki , muhteşem bir  eser  okuduk. Dilerim  Başkanımız  Serap Hanım’ın da  dediği gibi devamını özellikle ” ‘Göz’e ne oldu?” sorusunun  yanıtını bulabileceğimiz  yeni bir eserle tanışırız…
                                                                                                                                  Kriton Curi Parkı Gönüllüleri  Adına
                                                                                                                                              Cemile Büyüksuda
Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

Information

This entry was posted on 29/03/2015 by in Uncategorized.

Twitter’dan..

Hata: Twitter yanıt vermedi.Lütfen birkaç dakika bekleyip bu sayfayı tazeleyin.

İletişim

nukheteren yahoo.com

Fotoğraflar..

Mahmut Yesari, 1920'lerden öldüğü 1945 yılına kadar sürekli roman öykü tiyatro yazmış. Bugün unutulmuş, kimse okumuyor, kitapları basılmiyor. NEYYA edebiyat laboratuvarinin gözdesi  Mahmut Yesari 2016 da Papirüs dergisinde. Yazarlarımızi unutturmayacagiz.

Zero sergisini görerek  yeni bir sıfır ekledim. Yeni IBAN numaram...

Semahane imiş.

Bu bir aktar dükkanı. Dışarıda yaprak tarhana asılı. Kefen ve cenazeyle ne ilişkisi var.

Küçük bir Selçuklu camii

Papirüs Dergisi çıktı.  Dosya konusu Don Quijote ile Türk Edebiyatı karşılaştırması ve Bizim Don Quijote. Baska Edebiyat'ta ise Ermeni Edebiyatı var.  Çok emek verildi. Çaba sarfettim.  Didik didik okunmasını isterim.  Her türlü yorum ve eleştiriyi bekliy

Diğer Fotoğraflar
%d blogcu bunu beğendi: