nükhet eren

…düşleyin siz de!, dedi, birkaç satırlık küçük düşler, uzun destanların kapısını açar…

Hanımlara Mahsus Gazete Ya da İlk Kadın Dergileri

Bugün yayımlanan Kadın dergilerine baktığımda, dergiler değişse bile gördüğüm başlıklar değişmiyor: Acaba ne alsam, bu yıl neler moda, her yaşta güzellik şart,  mutluluk için seks reçeteleri,  ünlüler nereye gidiyor, iki haftada 5 kilo diyeti, fitness olmazsa olmaz, antiaging için yapmanız gerekenler, ideal kilonuzda mısınız, ilişki guruları yanıtlıyor,  astroloji haritanızı okuyoruz,  bebeğimle A dan Z ye,  her güne yemek tarifi, sağlıklı kalmak için 10 öneri, evinizin dekorasyonu için küçük  sırlar, psikoloğumuz sizinle. Aşkın ömrü bulundu…

Kuaför salonunda, doktor bekleme odasında, kafelerde, restoranlarda,  parlak kağıda basılmış renkli fotoğrafları ile ışıldayan onlarca sayfalık ciltli kadın dergilerinin başlangıcına doğru bir yolculuğa çıksam nasıl olur diye düşünürken 180 yıl kadar geriye gideceğim hiç aklıma gelmemişti.

Osmanlı Döneminde yayınlanan ilk kadın dergisi Kypseli adını taşıyor. 1845 yılında aylık ve Rumca olarak basılan derginin yayıncısı Efrosini Smartzidou var. Kadın özgürlüğü ve eşit hakları savunan dergi 34 sayı olarak İstanbul’da basılmıştır. Ardından çıkan iki Rumca kadın dergisine daha rastlarız. Evridiki (1870-73) ve Bosporis (1898-1906).

Müslüman kadınlara yönelik olarak Terakki Gazetesinin eki olarak yayınlanan Terakki- Muhadderat Türkçe yayınlanmış ilk kadın dergisi. 1869 yılında haftada bir Çiçek pasajındaki bir matbaada basılmaya başlayan dergi 48 sayı yayımlanmış. Dergiye gelen yazılı evraklara her sayıda yer verilmesi ve bir iki kişinin dışında yazılarda isim olmaması dikkat çekici görünüyor. Arada sadece gayrimüslim yazarların isimleri ve Terakki imzasıyla yapılan yorumlar var. 1887 yılında basılmaya başlayan Mürüvvet’i destekleyenler II. Abdülhamit, Maarif Nazırı Münif Paşa ve Ahmet Vefik Paşa’dır. Yazarları arasında Leyla, kraliçe üzerine, Nigar, edebiyat, Fitnat ise Fünun üzerine yazar. Ayşe Nazire, Nigar Bint-i Osman, B. Afife’in şiirleri yayınlanır.

Hanımlara Mahsus Gazete, 612 sayısı ile en uzun süreli çıkan dergi. Derginin ilk sayılarından birinin başyazısında amaçlarının altı çizilip kadın yazarlar için yapılan eleştiriler kınanmaktadır. Derginin maksadı, hanımların gelişmesine hizmet etmek, onları ilim ve fen eğitimine teşvik etmek yanında zeka ve akıllarının ürünü olan eserlerini yayınlayarak şevklerini arttırmaktır. Amaçlarına uygun olarak kadınlardan gelen makale ve yazıları halka sunmaktan hiç tereddüt geçirmediklerini, bundan sonra da kadınlar tarafından gönderilecek her tür eseri yayınlayacaklarını bildirir. Çünkü kadınların yazdıkları gazeteye girdikçe yazma hevesleri artıyor, artan yazma hevesine bağlı olarak kadınların gelişimi ortaya çıkıyor, denir. Bu durum gelecek için büyük umut verirken ufak tefek hatalar için yapılan aşırı eleştirilerin zamansız ve yersiz olduğu,  kadınların yazdıklarını eleştirmek yerine yazma arzularını arttıracak sözleri tercih etmelerini diğer yazarlardan rica edilir.

Sözü edilen yazarlar arasında Makbule Leman, Nigar binti Osman, Fatma Aliye, Emine Semiye, Fatma Şadiye, Fatma Hayrünnisa gibi isimler vardır ve yazdıklarından dünyadaki kadın hareketlerini izledikleri anlaşılmaktadır. Derginin 1896 yılı sayılarından birinde, Paris’te kadınlara özgü olarak bir edebiyat topluluğu kurulduğu haberi verilir. Kitaplıklarında sadece kadın eserleri olacak ve sadece kadın resimleri sergilenecektir. Bu topluluğa Romanya Kraliçesi Elizabeth de katılacaktır.

Hanımlara Mahsus Gazete ile kraliçenin çok yakın bir bağlantısı daha vardır.  Carmen Sylva adlı yazarın Astera ve Bir Kızın Talihi adlı iki romanının tefrikası uzun süre yayınlanmıştır. Carmen Sylva ise Romanya  Kraliçesi’nin şiirlerini ve romanlarını yazarken kullandığı mahlası-takma ismidir.

Derginin kapsamında çocuk bakımı eğitimi, aile- ev idaresi, kadın, kadın-islam, sağlık, moda gibi konular yer alırken şiir, öykü, roman bölümleri edebi sayfalar da kendini göstermektedir. Fatma Aliye, “Bablölerden İbret Alalım” adlı makalesinde Fransızların bas bleu olarak kendi dillerine çevirdikleri, Mavi Çoraplılar denilen edebiyatla ilgilenen kadın topluluğundan söz ederek, Osmanlı kadının onları değil kendi ninelerini örnek alması gerektiğini savunur. Böylece kalem ve mürekkep sahibi olan kadın yazarlar  İslamın yüce değerlerini koruyacaktır.

Giyim Kuşam tarafında ise son moda Avrupai kıyafetlerin anlatıldığı, anlatım dili olarak daha sade olan bölümlerin biri şöyle sonlanır: “ Kollar çirkince kabarıktır. Keşke esvabın her tarafında bu bolluk moda olsa da skorse işkencesi ortadan kalksa…”  Dergide yer alan ilginç bir ilan ise, Viyana’dan gelen diş doktoru Matmazel Hevernik’in artık  kadınların diş tedavisini yapacağıdır.

Meşrutiyet dönemine kadar devam eden ilk kadın dergileri, Meşrutiyetten sonra sayı olarak hızla arttı. Kısa sürede içeriklerin farklılaştığı bu dergilerden, özellikle Kadınlar Dünyası başta olmak üzere söz etmeden geçmek olmaz diye aklımdan geçerken, kalem ve kağıdı ellerinden düşürmeyen büyükannelerimizin emeklerine sağlık diyorum şimdilik.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

Twitter’dan..

Hata: Twitter yanıt vermedi.Lütfen birkaç dakika bekleyip bu sayfayı tazeleyin.

İletişim

nukheteren yahoo.com

Fotoğraflar..

%d blogcu bunu beğendi: