nükhet eren

…düşleyin siz de!, dedi, birkaç satırlık küçük düşler, uzun destanların kapısını açar…

Yeni Anayasa ve Billy Budd

Kadın Adayları Destekleme Derneği KA-DER’in aylık toplantısında kadın hakları savunucusu avukat Hülya Gülbahar, yeni Anayasa taslağı üzerine konuşuyordu. Geçmişten günümüze anayasaları anlatırken Thomas Paine’in adını duyup, sözleri ekranda görünmeye başlayınca zihnim Billy Budd’a doğru kaymaya başladı.

19. Yüzyılın önemli Amerikan yazarlarından biri olan Herman Melville’in, yakışıklı ve saf denizci Billy Budd’ı anlattığı romanı, dramatik yapı içerisinde epik bir dille insanlık tarihini anlatır. Uygarlık öncesine ait bir cennetin içinden geldiğini söylediği bu levent oğlan, adını Thomas Paine’in yazdığı kitaptan alan İnsan Hakları adlı ticari bir gemideki denizcidir. İnsan Hakları’ndan devşirme usulle donanma gemisine alındıktan sonra, farklı güçlerin elinde kalan Billy Budd ne yazık ki artık var olamayacaktır.

Hazırlanan yeni anayasa taslağında başkanlık sistemi yer alıyor. Taslakta sıralanan maddelere bakılırsa, idareye ilişkin tüm yetkiler başkanın elinde görünüyor. Başbakan tarafından, taslağın Mart ayı sonuna kadar bitirilmesi istenmekte. Bu durumda konunun bugünlerde kamuoyunda tartışılması beklenirken, haber ve sosyal medya ortamlarında görünmemesi doğrusu bana tuhaf geliyor. Mecliste bulunan siyasi partiler kadar ülkede yaşayan tüm tarafları ilgilendiren yeni anayasa hazırlığına katkı ve katılım için kollarını sıvayanlar arasında, en belirgin olarak kadın kuruluşları görünüyor.

Ticaret gemisinin en iyisi, mürettebatın can damarı olan Billy Budd yüzbaşı tarafından çekilip alınır, savaş gemisine götürülür. Tayfanın gözbebeği, geminin barış güvercini, majestelerinin gemisine doğru giderken, arka küpeştede sessiz ve üzgün yüzlerle kendisine bakan arkadaşlarına, bindiği filikadan ayağa kalkarak şöyle seslenir:  ‘Haydi bakalım, sen de hoşça kal, koca İnsan Hakları’.

Anayasa denilince, insan yaşamında var olabilecek tüm hakların yer alacağı bir uzlaşmayı ve bu uzlaşmanın ilan edilmesini anlıyorum. Haklardan söz edilince ise; toplumun yeni anayasası, herkesin düşüncelerini söyleyebileceği bir ortamın yaratıldığı ve paylaşımın en yüksek seviyelerde tutulduğu bir ortamda oluşturulmalıdır diye düşünüyorum. Bunun için de; mevcut bütün iletişim kanalları, hazırlanan taslağı konuşmak, tartışmak için kullanılmalı, anayasaya sahip çıkılmalı.

Ünlü Moby Dick adlı kitabın yazarı olan Melville’in destansı eseri Billy Budd, ölümünden yıllar sonra yayınlanmış, defalarca tiyatroda sahnelenmiş, hatta operası yazılmıştır.  İki yüzyıla yakın zaman geçmesine rağmen, önümüzde duran meselelerin çoğunun hala insan haklarına yönelik olduğunu hatırlayarak, Paine ve Melville’in  yazdıkları önünde saygıyla eğiliyorum.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

Information

This entry was posted on 09/02/2013 by in Uncategorized.

Twitter’dan..

Hata: Twitter yanıt vermedi.Lütfen birkaç dakika bekleyip bu sayfayı tazeleyin.

İletişim

nukheteren yahoo.com

Fotoğraflar..

%d blogcu bunu beğendi: