nükhet eren

…düşleyin siz de!, dedi, birkaç satırlık küçük düşler, uzun destanların kapısını açar…

Özkan Uğur ile Koşuyolu’nda…

“Benim dikkatimi çekti; her yerde var, burada yok! Çok şaşırtıcı! Şimdi Bağdat Caddesi’nde ya da Levent’te böyle bir kafenin önünden geçsen, bangır bangır çalan müzik olacaktı. Koşuyolu’nun sokaklarında müzik yok. Yaz kış, gece gündüz demeden dışarıya yayılan, sokağa taşan o pop müzik yok. Koşuyolu geçirdiği onca değişime rağmen sükûnetini koruyor. İşyerleri artmış, çoğu yer kafe, lokanta olmuş, ancak sokaklar hem isimleriyle hem sakinlikleriyle bugüne gelmişler. “ Özkan Uğur ile doğduğu ve çocukluğunu geçirdiği Koşuyolu’nu konuşurken birden bire bunları söyledi. Koşuyolu’nun sözlü tarihine ilişkin çalışmam nedeniyle kendisini telefonla aradığımda; ardı ardına anılarını sıralamaya başlarken sesindeki heyecan hissediliyordu. Kolunu kırdığı merdivenli yolu, ilk gitar derslerini aldığı Bora’yı, Ömer Amca’nın bahçesinde seyrettiği filmleri hemen anlatmaya başladı. Türkiye’nin yakın dönem müziğini belirlemiş, plakları haftalarca liste başı olmuş, şarkıları binlerce kişi tarafından ezbere söylenen MFÖ grubunun Özkan’ı müziğin en önemli unsurlarından biri olarak gördüğü ‘paylaşımın’, İsmail Paşa Sokağı’ndaki komşuluk ilişkilerinden kaynaklandığını söyleyecekti Mahalle Evi’ndeki konuşmamızda. Yanına yaklaşıp utangaç bir halde birlikte fotoğraf çektirmek isteyen çocuğa yaşını sorarken, kendisinin tek manyetikli gitarına kaç yaşında sahip olduğunu hatırlamaya çalışıyordu. Ülkenin yaşadığı koşullara müzik anlamında ettiği tanıklıktan bahsedecekti sonra . O yıllarda yurt dışından alınan basit bir gitarı bile içeri sokmak neredeyse mümkün değildi. Hatta daha sonra konserler, kayıtlar ve iki kez katıldıkları Eurovision yarışması için dışarı çıktıklarında bütün müzik aletlerini, amfileri, ne var ne yoksa kayıt ettirmek zorunda kalmışlardı.

23 Nisan bayramlarında şiirler okuduğu, müsamerelerinde rol aldığı Reşat Nuri Güntekin Okulu’nun önünde buluştuk kendisiyle. Koşuyolu’nda çekilmiş onlarca çocukluk fotoğrafıyla beraber randevuya on beş dakika erken gelmesi, hem yaptığı işe değer veren usta bir profesyonel hem de Koşuyolu’nu çok seven biri olduğunu açıkça gösteriyordu. Çocukken söylediği ve herkesin kahkahalarla dinlediği tekerlemeleri yıllar sonra sahneye taşıdığını, “fişti fişti ma fişti” diyerek Fuat ile karşılıklı olarak atışmalarını anlatacaktı.

Ses dergisinden okuduğu Ankara’daki konservatuar sınavlarına girmesine ailesi karşı çıkıyor, ancak yine bir yasak bin talep getiriyor ve sonuçta 19 yaşında Barış Manço’nun grubu Kurtalan Ekspres ile ilk profesyonel müzik yaşamına başlıyor. “Hepimiz uzun saçlı, sakallı punk görüntüsü içinde ve yeniçeri kıyafetleri ile rap rap Birinci Boğaziçi Köprüsü’nün açılışını yaptık. O zaman görüntü, kıyafetler çok önemliydi. Biz kaftanla, Moğollar kürkle, Cem Karaca parka ile çıkardı sahneye. ” Mazhar’ın itirazına rağmen Kaygısızlar grubunda çift basçıdan biri oluyor. Ersen ve Dadaşlar, Edip Akbayram, Erkin Koray ile çaldığı zamanları, Sezen Aksu, Ajda Pekkan, Nükhet Duru’ya vokal yapılan yıllar izliyor. 1975 yılında kurulan İpucu Beşlisi adlı grup değişip dönüşüyor ve 1985’de MFÖ(Emefö)oluyor. Türkiye’de çekilen ilk klip Heyecanlı için oluyor. İlk animasyon klibi ise Vak the Rock için yapılıyor.

1980 sonrasında askerden dönünce Ferhan Şensoy’un yıllarca sahnelenen müzikal oyunu “Şahları da Vururlar”da kendi deyimiyle “sahne tozunu yutmaya” başlıyor. Orada yaptıkları besteler, sonraları aylarca liste başı olan şarkıları yaratıyor. İran’daki rejim değişimini anlatan bu oyunu izleyen binlerce kişi için hatırlamanın eğlenceli olacağını düşünüp yazarsak; Ey Gidi Tahran Ele Güne Karşı sözleriyle; Gam Yeme Sen Ey Süreyya ise Yalnızlık Ömür Boyu sözleriyle milyonlarca kişiye sesleniyor.

“Sezen Aksu’ya vokal yaptığımız dönemde Sezen “haydi” deyince çıkıp sahnede iki parçamızı söyledik. Karşıdan tek bir reaksiyon gelmedi, nasıl moralimiz bozuldu. Sonra reklam müziği nat nat nat çokanat’ı yaptık. Ondan kazandığımız para ile Ele Güne Karşı albümünü yaptık. Ve yirmi beş hafta liste başı oldu. Sanırım biz Batı tarafını temsil ediyoruz. O zaman Arabesk var, Anadolu Rock var, bizim müziğimiz altyapımız batılı, ancak bizden nağmeler var, Türkçeyi doğru kullanıyoruz. İkinci olarak biz; Mazhar, Fuat, Özkan, hepimiz 30’lu yaşlardan sonra meşhur olduk. Erken olsaydı bu günlere gelemezdik. Egoların çatışması başlardı. Egolarımız elbette oluyor ancak onu ıslah etmek önemli. Şimdi konserlerimizde herkesin bildiği şarkıları çalarak bir buçuk saat gelenleri eğlendiriyoruz.”

Konu dizlere ve sinemaya gelince İkinci Bahar dizisinin onun için bir okul olmasından söz ediyor. Hımhımlayan zabıta karakteriyle birlikte Samatya’daki setten çok şey öğrendiğini ekliyor. O zaman işin içinde olan Yavuz Turgul’u, onu sinemaya kazandıran usta bir kişi olarak anıyor. Denizci bir ailenin beşinci erkek çocuğu olarak dünyaya gelen Özkan, ünlü bir müzik ve drama sanatçısı olmasının yollarını kendisi hazırlarken, genç oğlu yurt dışında müzik, drama ve medya eğitimi alıyor. Ve tüm anne babalara seslenip, tüm çocukların küçük yaşlarda mutlaka bir müzik aletiyle tanıştırılması gerektiğini söylüyor. Türkiye’de her yıl altı yüz bin gitarın satıldığını söylerken mutluluktan gözleri parlıyor.

 

Bugün müzikte bir karambolün olduğunu, sanal dünyanın etkisini, yeni grupların işlerinin daha zorlaştığını, elektronik müziğin melodinin yerini aldığını, pastanın çok büyüdüğünü, müzikte artık kategorilerin kalmadığını sıkıntılı bir halde söyledikten sonra, eski paylaşımın artık kalmadığını yeniden vurguluyor. Beraber çalmayı ‘şöminenin yaydığı sıcaklığa’ benzetiyor. Paylaşmak, Koşuyolu İsmail Paşa Sokağındaki evinin bahçesinde oynarken, komşunun uzattığı bir tabak köfte gibidir. MFÖ’nün sunduğu onca güzel eserin arkasında (ardında), böylesine iyi oyunculuk ve seslendirme becerisinin derinliklerinde, bu paylaşma geleneği, mahalle sıcaklığının etkisi açıkça görünmüyor mu?

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

Information

This entry was posted on 09/02/2013 by in Uncategorized.

Twitter’dan..

Hata: Twitter yanıt vermedi.Lütfen birkaç dakika bekleyip bu sayfayı tazeleyin.

İletişim

nukheteren yahoo.com

Fotoğraflar..

%d blogcu bunu beğendi: