nükhet eren

…düşleyin siz de!, dedi, birkaç satırlık küçük düşler, uzun destanların kapısını açar…

Bitmeyen Davalar (Türkiye’nin Kasvetli Ev’i)

Binlerce sayfa iddianameler, yıllardır devam eden mahkemeler, ömrünü yollara döken yakınlar, yıllarını yitiren sanıklar;  uzun süredir devam eden Mısır Çarşısı, Oda TV, Ergenekon, KCK davalarının ortak noktaları olmalı diye düşünürken, Kasvetli Ev adlı romanı okumaya başlamıştım. Charles Dickens‘ın 150 yıl önce yazdığı bu romanın sayfaları mahkeme salonlarıyla başlar. Chancery Mahkemesi’nde görülen Jarndyce Jarndyce’e Karşı adlı dava yıllardır sürmektedir. Yazarın ustalıkla yazılmış satırlarından, son durumu izleyelim:

“Jarndyce Jarndyce Karşı devam ediyor. Korkuluğa dönen bu dava zaman içinde öyle karmaşık bir hal almış ki soluk alan tek bir kişi bile zırnık anlamaz. Hele hele davanın tarafları hiç anlamaz; ama şu da gözlenmiştir ki ne zaman iki Chancery avukatı bir araya gelip davadan söz etmeye kalksa beş dakika içinde ana maddelerde tam bir fikir ayrılığına düşerler. Bu davaya sayısız çocuk doğmuştur, sayısız genç evlenmiştir, sayısız ihtiyar ölmüştür. Bir sürü insan nedenini nasılını anlamadan kendilerini korkunç bir biçimde Jarndyce Jarndyce Karşı davasında taraf bulmuşlardır; koca aileler davayla birlikte efsanevi nefretler miras almışlardır.”

Yazarın olgunluk dönemi eseri olan Kasvetli Ev, çoğu edebiyatçı tarafından en iyi romanı olarak tanımlanmaktadır. Romanın bir yerinde, davanın içinde bulunan kadın kahraman, kafes içinde yetiştirdiği kuşları ancak dava bitiminde, bir hükme varıldığı zaman salıverip özgürlüğe kavuşturacağını söyler. Bu üç kuşa; gençlik, umut ve güzellik diye seslenir, onları selamlayıp yanlarından ayrılır.

İngiltere’de romanın yayınlanmasından birkaç yıl sonra yeni düzenlemeler yapılarak, mahkemelerin o hazin nihayetsizliği ile insanları mutlak bir ümitsizliğe sürüyüp durmasının önüne geçilmiş. Ülkemizde de aynı düzenlemelerin bir an önce yapılıp davaların kısa sürede sonuçlandırılması, soluk alıp veren herkesin isteğidir. Üstelik 2012 Türkiye’sinde hala sürmekte olan sözünü ettiğimiz davalar,  ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilebilen davalar olduğu için, durum daha da kasvetlidir. Belki bugün olan biteni yeniden okuyabilmek için, Kasvetli Ev’i satır satır işaretlemeliyiz. İçinde bulunulan hali bilmeliyiz: “çünkü bir değirmende ağır ağır öğütülmeye benzer; hafif bir ateşte ağır ağır pişirilmeye benzer; tek tek arılar tarafından ölene kadar sokulmaya benzer; damlalarla boğulmaya benzer; azar azar delirtir insanı.”

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

Information

This entry was posted on 09/02/2013 by in Uncategorized.

Twitter’dan..

Hata: Twitter yanıt vermedi.Lütfen birkaç dakika bekleyip bu sayfayı tazeleyin.

İletişim

nukheteren yahoo.com

Fotoğraflar..

%d blogcu bunu beğendi: