nükhet eren

…düşleyin siz de!, dedi, birkaç satırlık küçük düşler, uzun destanların kapısını açar…

Bir Zamanlar Anadolu’da (ve şimdi) Gelecek Uzun Sürer (diyenler)

Caminin yanında, virane hale gelmiş Tahta Mektep’in geride kalan yıkık duvarları arasında film çekiyorlar. Bu bölgede çocukluğunu geçirmiş pek çok insanın okulu olan Feridun Paşa’nın bu eski köşkü, siyah beyaz filmlerin eski karelerine götürmedi beni. Senaryo içine harap binayı neden ve nasıl yerleştirdiler diye merak etmeye başladım, belki senaristin değil yönetmenin fikriydi bu. Avlu duvarına oturmuş kağıt mendil satan kadını dahil etmeli diye aklımdan geçirdim. Bütün bunların sebebi, senaryo yazma konusunda geçtiğimiz yıl yaşadığım küçük tecrübe olmalıydı. Yaşanmış bir olaydan yola çıkan – Ahmedum ağıdı- hikayenin özetini ve ilk sahneleri yazmaya çalışmıştım.  Bunları yaparken okuduğum senaryo kitaplarının hiç işe yaramadığını söylemeden geçemeyeceğim. Beğendiğim iki-üç filmi, baştan sona neden-sonuç ilişkilerini inceleyerek, sorular sorarak yeniden izlemek daha faydalı oldu.

Sinemaya biraz bulaşınca yakın zamanda izlediğim iki film üzerine yazdığım cümleleri paylaşmak istedim.   Her ikisi de geçen yıl vizyonda gösterildi, çok fazla izleyiciye ulaşamadı diye biliyorum. Recep İvedik ve benzeri filmlere bazen televizyonda rastlıyorum ve izliyorum, beni eğlendiriyor, sonra geriye bir şey kalmıyor.  Oysa bu iki filmi hem izlerken hem sonrasında bazı sahneleri zihnimi terk etmiyor, diyaloglar şöyle değil böyle olsaydı diye kafa yoruyorum, mekanı, çekim koşullarını merak ediyorum.  Nuri Bilge Ceylan sıradan bir adliye vakasını, Bir Zamanlar Anadoluda filminde oya gibi işlemiş, arabaların karanlıkta gidişleriyle tablolar yapmış, rüzgarın etkisini hissedip odanın içindeyken şalınızı omuzuna koydurmuş desem abartılı olmaz. Başlangıcını Coen kardeşlerin filmlerine benzettim,  polis karakterleri devreye girince memlekete tekrar döndüm. Senaryo ve diyaloglar çok başarılı olmasına rağmen Savcı’nın anlattığı ölümünü bilen kadın hikayesi bütün akışta sırıttı diye düşünüyorum.  Uzak’tan sonra en çok beğendiğim, yakın bulduğum, ülkenin tadını yakaladığım film diyebilirim. Suçluyla birlikte olay yeri inceleme hikayesi üzerinden insan hallerinin sade, abartısız, kendi halinde aktarılması oldum olası hoşuma gider hem

Birkaç yıl önce İstanbul Film Festivalinde izlediğim polisiye bir filmde, Kore’nin yakın dönemi göz önüne seriliyordu. Merak uyandıracak bir olay örgüsünü kurup, içimize dert olanları onun etrafında anlatmak edebiyatın da çok sevdiği bir anlatım biçimidir. Üstelik dilinizi ya da kameranızı estetik dozu yüksek biçimde kurarsanız anlatılanlar okuru ya da izleyiciyi derdinden etkiliyor sanırım.

Gelecek Uzun Sürer filminde, Özcan Alper’in ilk filmi olan Sonbahar’ın lezzetini aradım. Daha başlangıçtaki tren sahnesinde diyaloglar çok sıkıcı, yapay ve tempo düşürücü geldi.  Yaşar Kemal’in  Ağıtlar kitabında onlarcası olduğuna göre bu filmde de beş-on ağıt dinlemeyi beklerken, yakınlarını kaybetmiş insanların hikayeleriyle karşılaştım. Ağıt denildiğinde benim bildiğim, iç yakan acının kendiliğinden ezgili söze dönüşmesiydi.  Filmde izlediklerim,  yaşanılan acının  farklı bir biçim ile aktarılmasıydı. Karakter tutumu, kamera akışı, görüntü biçimleri  Sonbahar’a çok benzese bile orada yerli yerine oturmuş haline karşılık burada açıkta kalmıştı. Yönetmen sineması denilen sinemayı benimseyen yönetmenlerin senaryo yazma üzerine becerileri arttıkça daha başarılı olacaklarını düşünüyorum.

Kameranın bize sundukları dijital medya gelişmeleriyle birlikte aklımızın alacağı sınırları zorluyor. Bu ileri teknoloji ile yanı başımızdakileri, sıradan insana dair olanları ustaca aktaran yönetmenleri yürekten kutluyorum.   Yeni filmlerini izlemeyi dört gözle bekliyorum.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

Information

This entry was posted on 09/02/2013 by in Uncategorized.

Twitter’dan..

Hata: Twitter hesabının erkese açık olduğundan emin olun.

İletişim

nukheteren yahoo.com

Fotoğraflar..

%d blogcu bunu beğendi: