nükhet eren

…düşleyin siz de!, dedi, birkaç satırlık küçük düşler, uzun destanların kapısını açar…

Otobüs, Marilyn, İki Kadın, Kulak Misafiri

Hani uzun süre takıldığınız yere epeydir uğramamışsanız tekrar gittiğinizde karşılaştığınız birinin hafif meraklı bakışla sorduğu sorular vardır: “Nerelerdeydin? Son zamanlarda pek ortalarda görünmüyordun, nasıl gidiyor, neler yapıyorsun, keyifler yerinde mi?” Eğer daha önceden samimi sohbetler yaptığınız biriyse hemen masaya oturur, gelen ince bellilerdeki sıcak çaylarınızı yudumlayarak anlatırsınız.  İçeride uçuşan sözcüklerin bilgisayar ekranına dökülmesiyle de aşağıdaki yazı ortaya çıkar.

Şehir Tiyatrolarında sahnelenen Otobüs adlı oyunu izlediğimin ertesi günü Yazarlık Atölyemizde Ferit Edgü’nün Bir Gemide adlı öyküsünü inceledik. Biri otobüs diğeri gemi metaforunu kullanarak yaşadığımız olayları, dünyanın geldiği yeri, insanlık hallerini,  hep birlikte nereye doğru yol almakta olduğumuzu sergileyen yapıtlardı.   Otobüsün içindeki farklı toplumsal çevreden gelen insanların yolculuğu;  ilişkileri, çıkarları, beklentileri üzerinden anlatılırken geri planda bütün sahneyi kapsayan ekranın üzerinde siyah beyaz karikatürler akıyordu. Otobüsün Yolcuları yazar S. Stratiev’in ülkesinden, şoför ve karikatürler Türkiye’den gelmiş biçimde oyunun rejisine yerleştirilmişti. Otobüs güzergâhından çıkıp ilerledikçe değişen iktidarlar, askeri darbeler, verilen kurbanlar, insanlığı yok eden haller genişletilmiş yakın tarih içindeki yerlerini alıyordu. Genelde şehir tiyatroları performanslarında gördüğüm çok şey söyleme isteği bu oyunda da kendini gösterince, metnin söylemek istedikleri yanında dijital ekran dekorunda görünen birbirinden başarılı çizimler sahneyi haddinden fazla mesaj iletme alanı haline getirmişti.  Sonuç olarak izlenmesi gereken ve giden bir aracın içinde seyir halindeyken dışarıda olup bitenler için harekete geçmemizi söyleyen bir oyun Otobüs.

Günümüzde hiç kimsenin kuşku duymadan kabul ettiği mitolojik kahraman Marilyn Monroe üzerine yapılmış sinema filmini izlerken gösteri dünyasının yıldızlarını düşündüm. Dünyanın dört bir yanındaki kadınları ve erkekleri yıllar boyu etkileyecek yıldız kadının oyunculuk performansı, günlük yaşamının zorlukları, bağımlılıkları, kısıtlamaları Marilyn ile Bir Hafta’nın içindeydi. Hollywood’un yarattığı fenomenin eksik hayatı yine kendisi tarafından gözler önüne serilirken,  Prens ve Gösteri Kızı adlı filmin çekimi için Londra’ya gelen yıldızın, sette çalışan İngiliz genç ile yakınlaşması yeni filmin konusunu oluşturuyor, arka planda oyuncu-yıldız karşılaştırılması yürütülüyordu. Laurence Olivier karakterini oynayan, aynı zamanda onun gibi Shakespeare oyunları yöneten Kenneth Branagh’ın bir sahnede söylediği gibi Marilyn sadece içgüdülerine göre oynayan biri miydi? Filmin sadece bir haftalık süreyi alması, çok şey söylemeden ziyade etkili ve vurucu olmayı tercih edilmesini işaret ediyor diyebilirim.

Koşuyolu Mahalle Evinde Mart ayı konuğumuz, Latife Hanım ve Halide Edib üzerine kitapları olan İpek Çalışlar’dı. Kısa sürede okuduğum iki kadının biyografileri, çarpıcı bilinmeyen gerçekler yanında yakın tarihin sosyal ve siyasal olaylarına da yakından bakmamı sağladı. Latife Hanım’ın ilkleri vardı: Mustafa Kemal ile evlenirken nikahta evet diyen ilk kadındı, meclis oturumunu izlemek için TBMM’ye giren ilk Müslüman kadındı, Çankaya Köşküne gelen yabancı konuklara çay ikram eden ilk ev sahibi kadındı. İlk kadın mebus olmak arzusunu kocasına sürekli söyleyen bir kadındı.  Gerek Latife Hanım gerek Halide Edib kadınların seçme ve seçilme hakkını savunanları, yani süfrajetleri destekliyordu. Her ikisi de kadın hareketleri içindeydi ve daha sonra Halkevlerine dönüşecek Türk Ocağında çalışıyordu. Kocasının eve getirdiği ikinci kadını kabullenmeyip boşanan Halide Edib, yaşanılan her olayda kendi yurtsever ve münevver tavrını ortaya koyuyordu. Tehcir sırasındaki iktidarın yaptıklarını eleştiren sağduyulu tutumu, Nazım Hikmet’in hapisten çıkarılması için uğraşması, Kurtuluş Savaşı sırasında cephede onbaşı olması, yazdığı romanlarda kendi hayatının izlerinin bulunması, Amerika ve Hindistan gezileri ve pek çok diğer özellikleriyle kadınlara eşitlik, ülkeye demokrasi, gençlere özgürlük isteyen oydu. Ciddi araştırmalara dayanan titiz çalışma sonucunda yayımlanan bu iki biyografiyi okumak, bu ülkede yaşayan herkesi kadınların verdikleri mücadele ve yakın tarih üzerine yeniden düşündürecektir.

Yağmur yağar taş üstüne /  İnce kalem kaş üstüne / Selam gelir baş üstüne / Vay dili dili kuş dili dili /Mevlam kulu sevdim seni . Brenna Maccrimmon, Kulak Misafiri adını verdiği Kadıköy-Gitar Kafedeki konserine bu türküyle başladı. Balkan ve Türk melodilerini böylesine ustalıkla söyleyen Kanadalı müzisyen Belçika’dan,  Amerika’dan ve Türkiye’den katılan arkadaşlarıyla sahnedeydi. Konseri birlikte izlediğimiz arkadaşımın söylediği gibi, aslolan iyi müzisyen olmaktı. Gerçek müzik insanıysanız her tür müziği o bölge insanından bile iyi yapabiliyordunuz. Makedonca şarkılar yanında ilk kez duyduğum türküler dinledim. Kar Yağar Alçaklare, Dolama Dolamayı, Getme Gel gibi daha tanıdık olanların arasında yeni derlemeleri dinlemekten artan bir keyif aldım. Belçika’dan gelen ve darbuka- bendir çalan Hilde De Clerkq  müziğe, piyano ve keman çalarak başlamış, sonraki yıllarda ilgi duyduğu Arap müziği ile karmaşık ritimlerin farkına varmış. Perküsyon çalan ve türkü söyleyen biri olarak Türk müziğini çok katmanlı ve zengin olarak tanımlayan Hilde, halen İngiltere’de yayın yapan bir radyo için Türkiye’de çıkan albümlerden şarkılar seçip göndermekteymiş. Yaratıcılık üzerine konuşurken çoğu kimsenin bütün sanat dalları içinde birinciliği müziğe vermesi boşuna olmasa gerek.

Üçüncü çayımızı bitirince masadan kalktık. Bir sonraki görüşmemize deyip vedalaştık.

Reklamlar

One comment on “Otobüs, Marilyn, İki Kadın, Kulak Misafiri

  1. Gönül Jilani
    11/03/2012

    Koşuyolu Mahalle Evi İpek Çalışlar söyleşisini, zevkle, hiç bitmese hep sürse dileği ile dinledim. Hazırlayanlara ve İpek Çalışlar’a teşekkür ederim.Söyleşiden,” Daha aralanacak nice sır perdeleri var” düşüncesiyle hem mutlu hem kırık ayrıldım,merak kurdu kafamı kemirmeye başladı bile….

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

Twitter’dan..

Hata: Twitter yanıt vermedi.Lütfen birkaç dakika bekleyip bu sayfayı tazeleyin.

İletişim

nukheteren yahoo.com

Fotoğraflar..

%d blogcu bunu beğendi: